Hakkımda
|
|
DİNİ YAZILAR,KONU VE BENZERİ
|
Kategorilerim
|
|
|
Bağlantılarım
|
|
|
Zıyaretcılerım
SAYAC
VE CBOX KODUNU EKLEYINIZ
|
|
Bannerim
|
BANNER KODUNUZU EKLEYINIZ
|
Dossıteler
|
|
|
Eglence
|
|
|
......
Şükür duası

Şükür duası: Her sabah bir kere (Allahümme mâ esbaha bi min nimetin ev bi-ehadin min halkıke, fe minke vahdeke, lâ şerike leke, fe lekel hamdü ve lekeşşükür) demeli ve her akşam (Mâ esbaha) yerine (Mâ emsâ) diyerek, hepsini aynen okumalıdır. Peygamberimiz “sallallahü aleyhi ve sellem” buyurdu ki, (Bu duayı gündüz okuyan, o günün şükrünü yapmış olur. Gece okuyunca, o gecenin şükrünü ifâ etmiş olur.) Abdestli okumak şart değildir. Her gün ve her gece okumalıdır. [Bu şükür duası yukarıdaki yemek duasına eklenerek okunursa iyi olur.]
Şükür duasının manası: Ya Rabbi, bana ve diğer yarattıklarına verdiğin maddi ve manevi nimetlerin sabaha (akşama) kadar bizim yanımızda kalması yalnız Sendendir. Senin ortağın yoktur. Sana hamd ve şükrediyoruz.
|
Tarih: 01:01, 31/3/2008 Kategori: DUA |
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı |
|
Şehidlik derecesine kavuşturan dua

Peygamber efendimiz buyurdu ki: (Bu duayı sabah okuyan kimse, akşama kadar ölürse, akşam okuyan, sabaha kadar ölürse, şehid derecesine ulaşır. Dua şudur: Allahümme ente rabbi la ilahe illa ente halakteni ve ene abdüke ve ene ala ahdike ve vadike mestetatü euzü bike min şerri ma sanatü ebuü leke bi-nimetike aleyye ve ebuü bi zenbi fağfirli zünubi feinnehu la yağfirüzzünube illa ente. La ilahe illa ente sübhaneke inni küntü minezzalimin.) [Ey Oğul İlmihâli]
|
Tarih: 00:45, 31/3/2008 Kategori: DUA |
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı |
|
sudenaz002 Şüphesiz sadaka sahibinden kabirlerin ateşini söndü

Ka'b b. Ucre (ra)'dan Rasulullah(sav)'in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: " -Ey Ka'b b. Ucre haram kazançla beslenip büyüyen ne kan ne de et cennete giremez, cehennem ona daha uygundur. -Ey Ka'b b. Ucre insanlar sabahleyin iki şekilde çıkarlar;(Birisi vardır ki) nefsinin esaret zincirini çözerek çıkan bu sebeple de onu azat edendir, (diğeri) ise onu bağlıyarak çıkar. -Ey Ka'b b. Ucre; namaz yakınlıktır, oruç da zırhtır, sadaka ise tıpkı kırağının parlak taştan akıp gittiği gibi hataları söndürür. " (İbn-i Hibban). Muâz b. Cebel(ra) şöyle anlatır:" Peygamber(sav) ile beraber bir seferde idik. (Sonra Muaz(ra) hadisi anlatır, hadisin bir bölümü de şöyledir:)Peygamber (sav) dedi ki: -Ey Muaz sana hayır kapılarını göstereyim mi? Ben de: -Evet göster Ya Rasulullah, dedim. Rasulullah şöyle buyurdu: -Oruç zırhtır, sadaka ise suyun ateşi söndürdüğü gibi hataları söndürür. " (Tirmizi). " Şüphesiz sadaka sahibinden kabirlerin ateşini söndürür. Ancak ve ancak mü'min Kıyamet Günü sadakasının gölgesinde gölgelenir. " (Taberani, Beyhaki). Meymune b. Sa'd(ra) şöyle anlatır:" Ya Rasulellah bize sadakanın durumunu açıkla dedim, şöyle buyurdu: Şüpesiz sadaka Allah rızası için ol
|
Tarih: 15:30, 26/3/2008 Kategori: DINI YAZILAR |
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı |
|
sudenaz002 kelime-i tevhid söyledikten sonra, günahlardan sakınm

İslam Ahlakı kitabında, Kelime-i tevhidin sevabının, bütün günahlardan ağır geldiği bildirilerek, (Mahşer günü bir kişi gelecek, 99 amel defteri olup, her bir defterin yaprağı göz gördüğü kadar geniştir. Hiç birinde iyiliği olmayıp, yalnız bir parmak kadar, o kimsenin dünyada söylediği bir kelime-i tevhid bulunur. O 99 defter terazinin bir kefesine ve bir kelime-i tevhidi diğer kefesine koyarlar. Kelime-i tevhid tarafı ağır gelir) mealindeki hadis bildiriliyor. O zaman, La ilahe illallah diyerek bir kelime-i tevhid söyledikten sonra, günahlardan sakınmaya ve ibadet etmeye gerek var mıdır
Dinimizde bir şey şartsız bildirilirse, onun bir çok şartlarının olduğu anlaşılır. La ilahe illallah diyenin Cennete gidebilmesi için birçok şartları var. Birkaçını bildirelim: 1- Kelime-i tevhidi inanarak söylemek şarttır. İnanmadan söylenirse faydası olmaz. Müslüman olarak söylemek gerekir. Kâfirliği bırakmadan bir gayri müslim söylese hiç kıymeti yoktur.
2- Amentü' deki altı esasa inanması ve beğenmesi şarttır. İnanmadan La ilahe illallah demenin hiç önemi yoktur. İnansa fakat beğenmese yine kıymetsizdir. Bu altı esastan birine inanmasa yine kıymetsizdir. Mesela Muhammedün Resulullah demese yine ebedi Cehennemliktir.
3- İtikadının düzgün olması şarttır. İtikadı bid' at olanlar, muhakkak Cehenneme gider.
4- Haramlardan kaçması lazım. Namaz, oruç gibi ibadetleri yapmamak haramdır. (Haramlardan kaçıp, ihlasla, la ilahe illallah diyen Cennete girer) hadis-i şerifindeki (İhlasla) ifadesi için Resulullah efendimiz, (Söyleyeni haramlardan alıkoymasıdır) buyurdu. (Taberani)
Demek ki haramlardan kaçmadan la ilahe illallah demenin insanı Cehennemden kurtarması çok zordur.
5- Meşhur bir harama helal dese, mesela şarap veya domuz eti helaldir dese, la ilahe illallah demesi onu Cehennemden kurtarmaz. Meşhur bir farzı inkâr etse, mesela namaz, oruç farz değil dese, la ilahe illallah demesi onu Cennete sokmaz.
Bir kimse, haramlardan kaçmaz, ibadetlerini yapmazsa, o kimsenin ölürken imanını muhafaza etmesi çok zordur. O halde haramlardan kaçmak ve ibadetleri yapmak, insanın imanlı ölmesine sebep olmaktadır.
|
Tarih: 01:44, 22/3/2008 Kategori: DINI YAZILAR |
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı |
|
sudenaz002 Günahlardan nasıl uzaklaşa biliriz

Bir kimse, günah işleyeceği zaman, kendisini, Allahü teâlânın hep gördüğünü ve yanında amellerini yazan meleklerin de bulunduğunu düşünmelidir!
Allahü teâlânın sıfat-ı sübutiyyesinden, Basar, görmek, esma-i hüsnasından El-Basir, gizli açık, her şeyi çok iyi gören demektir. Kur'an-ı kerimde birçok âyet-i kerimede, Allahü teâlânın, insanların yaptıkları her işi en iyi şekilde gördüğü bildirilmektedir. (Bekara, 110, 233, 237)
Allahü teâlâ, sadece yapılanları değil, yapılacak olanları da, insanların ne düşündüklerini de bilir. Birkaç âyet-i kerime meali: (İnsanı ben yarattım ve nefsinin kendisine fısıldadığını [ne düşündüğünü, ne düşüneceğini] bilirim ve ben ona şah damarından daha yakınım.) [Kaf 16]
(Allah onların kalblerinin gizlediklerini de, açığa vurduklarını da bilir.) [Neml 74]
(Allahü teâlâ, içinizde ne varsa hepsini bilir.) [A.İmran 154]
Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Bir kimse, iki salih komşusundan nasıl utanıyorsa, gece-gündüz, kendisi ile beraber olan iki melekten de öyle utanmalıdır!) [Beyheki]
|
Tarih: 01:21, 22/3/2008 Kategori: DINI YAZILAR |
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı |
|
SUDENAZ002 KANDİLİNİZ KUTLU OLSUN
|
TÜM İSLAM ALEMİNİN KANDİLİ KUTLU OLSUN HERKEZİN EVİNE ÖNCE SAĞLIK SONRA BEREKET EVLERİMİZDE YUVALARIMIZDA SAADET VE HUZUR VERSİN EN ÖNEMLİSİ RABBİM DOĞRU YOLA İLETSİ VE İMAN İLE ÖLMEYİ NASİP ETSİN ******> ******>
| |
Tarih: 14:22, 19/3/2008 Kategori: DINI YAZILAR |
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı |
|
sudenaz002 sabretmenin fazileti
Zafere ulaşmak, sabırdan sonra gelir, ferahlık ve sevinç üzüntüden sonra gelir, güçlük ve sıkıntıdan sonra kolaylık gelir. Sabır, sahibine silahsız ve hazırlıksız bir ordudan daha çok yardımcıdır. Sabrın zaferdeki yeri, vücuddaki baş gibidir.
Allah Teala kitabında sabredenlere karşılıksız mükafat vereceğini vadetmiş ve bir ayet-i kerimesinde de,
"Sabredin, çünkü Allah sabredenlerle beraberdir." (Enfal/46) buyurmuştur.
Yani ey iman edenler! Sabredin çünkü Allah'ın hidayeti, yardımı, açık zaferi sabredenlerle beraberdir. İşte, bu beraberlik sayesinde sabredenler, Allah'ın gizli ve açık nimetlerini, dünya ve ahiret hayrını kazanırlar. Allah Teala, din işlerinde imam (rehber) olmayı, sabra ve yakîne bağlamış ve ayet-i kerimesinde;
"İçlerinden de sabır (ve sebat) ettikleri zaman emirlerimizle doğru yola sevkedecek imamlar (rehberler) tayin etmiştik ve onlar, ayetlerimizi çok iyi biliyorlardı." buyurmuştur. (Secde/24).
Allah Teala sabrın, sabredenler için en hayırlı şey olduğunu yeminle te'kid ederek:
"Sabrederseniz, andolsun ki, bu tahammül edenler için elbet daha hayırlıdır." (Nahl/126) buyurmuştur.
Allah Teala sabır ve takva sahibine düşmanın -ne kadar güçlü ve kuvvetli olursa olsun- hilesinin zarar veremeyeceğini haber vererek şöyle buyurmaktadır:
Eğer siz, sabreder de korunursanız, onların hileleri size hiçbir zarar vermez. Şüphesiz ki, Allah, ilmiyle / onların yaptıklarını kuşatmıştır." (Al-i İmran/120)
Allah Teala, Yusuf (a.s.)'den haber verirken de şöyle buyuruyor:
"Kim (Allah'dan) korkar ve sabrederse, bilsin ki, Allah iyilik edenlerin mükafatını zayi etmez." (Yusuf/90)
Yusuf (a.s.) bu ayet-i kerimede sabır ve takvanın kendisini en yüksek makama ulaştırdığını ve kurtuluşun, sabır ve takvaya bağlı olduğunu haber vermektedir. Mü'minler de bu ayet-i kerimeden, kurtuluşun sabretmekle ve Allah'ın emrini tutup yasaklarından sakınmakla mümkün olabileceğini anlamışlardır.
Nitekim Allah Teala:
"Ey iman edenler! sabr (u sebat) edin, (düşmanlarımızla) sabır yarışı edin (onlara galebe çalın, sınırlarda) nöbet beklesin, Bu sayede kurtuluşu umabilirsiniz." (Ali İmran/200)
Allah Teala, sabredenleri sevdiğini haber vererek şöyle buyuruyor:
"Allah sabredenleri sever." (Al-i İmran/146)
Bu ayet-i kerimede, Allah'ın kendilerini sevmesini arzu edenler için, sabretmeye büyük bir teşvik vardır. Allah Teala, sabredenleri üç ayetle müjdeledi ki bunlardan her biri, dünya ehlinin birbirlerini çekemeyerek uğrunda kan döktükleri dünyadan ve dünya malından daha hayırlıdır.
Allah Teala, şöyle buyuruyor:
"Sabredenleri müjdele ki, onlar başlarına bir bela geldiği zaman, 'Biz Allah'ın (dünyada takdirine teslim olmuş kulları) yız ve biz (ahirette de) yine O'na döneceğiz' derler. İşte onlara Rablarından mağfiret ve rahmet vardır ve işte onlar hidayete erenlerin ta kendileridir." (Bakara/155, 156, 157)
Allah Teala kullarına, din ve dünya hususunda başlarına bir musibet geldiği zaman sabır ve dua ile yardım dilemelerini tavsiye ederek buyuruyor:
"Hem sabır (ve sebat) ile hem namazla Allah'dan yardım isteyin, gerçi bu, nefislere pek ağır gelirse de (Allah'a) saygısı olan kimselere ağır gelmez." (Bakara/45)
Allah Teala cenneti kazanan ve cehennemden kurtulanların ancak sabredenler olacaklarını beyan ederek:
"İşte onlara bugün sabretmelerine karşılık mükafatlarını verdim. Onlar murada erenlerin ta kendileridir." (Mü'minun/111) buyurmaktadır.
Yine Allah Teala dünyadan ve nimetinden yüz çevirip sevabı arzulayanların ancak sabırlı mü'minler olduğunu haber vererek buyuruyor:
"Kendilerine ilim verilenler de (şöyle) dedi: Yazıklar olsun size. Allah'ın sevabı iman ve iyi amel eden kimseler için daha hayırlıdır. Buna da sabır (ve sebat) edenlerden başkası kavuşturulmaz." (Kasas/80)
Yine Allah Teala kötülüğe iyilikle engel olduğu vakit, kötü kimsenin adeta yakın bir dost gibi olacağını haber vererek buyuruyor:
"İyilikle kötülük bir olamaz. Sen kötülüğü, en güzel, olan hareketle önle o vakit göreceksin ki, seninle arasında düşmanlık bulunan kimse yakın bir dost gibi olacaktır." (Fussilet/34)
İşte bu rütbeye ancak sabredenler kavuşturulur, ancak büyük nasip sahihleri kavuşturulur. Yine Allah Teala yeminle te'kid ederek buyuruyor:
"Asra (devre) yemin ederim ki, muhakkak insan ziyandadır. Ancak iman edenlerle güzel amel (ve hareket) lerde bulunanlar, bir de birbirlerine hakkı tavsiye, sabrı tavsiye edenler böyle değil." (Asr/1-3)
İnsanlar sağcılar ve solcular olmak üzere iki kısımdır. Sabır ve merhameti tavsiye edenler, Allah'ın ayetlerinden istifade ederek iman edenler, sabredenler ve şükredenler sağcılardır. İşte bu vasıflarla sağcılar, solculardan ayrılmaktadır. Mü'minlerin vasıflarından en büyükleri sabır ile şükürdür.
Nitekim Allah Teala Kur'an'ı Kerim'in dört yerinde:
"Şüphesiz ki, bunda çok sabreden, çok şükreden kimse için ibretler vardır." (İbrahim/5, Lokman/31, Sebe,'/19, Şûra/33) buyurmuştur.
Allah Teala, mağfireti ve mükafatı iyi amel ile sabıra bağlamıştır. Allah sabrı kime kolaylaştırırca ona kolay gelir.
Nitekim Allah Teala:
"Sabredip güzel amel (ve hareketler) de bulunanlar böyle değil, onlar için bir mağfiret ve büyük bir ecir vardır." (Hud/11) buyurmuştur.
Allah Teala, sabretmenin ve suçlan bağdamanın, asla zarar etmeyecek bir ticaret sahihlerinin azmedecekleri işlerden olduğunu haber vererek buyuruyor:
"Her kim de sabreder ve suç bağışlarsa, işte bu, azmedilecek işlerdendir." (Şûra/43)
Allah Teala hükmüne sabretmesini peygamberine emretmiş, peygamberinin sabrının ancak Allah'ın yardımıyla olacağını ve böylece bütün musibetlerin kolay olacağını haber vererek aşağıdaki ayetlerde şöyle buyurmuştur:
"Rabbinin hükmüne sabret çünkü sen, bizim nezaretimizdesin." (Tur/48),
"Sabret, senin sabrın da ancak Allah'ın yardımı iledir. Ve onlara karşı mahzun olma. Yaptıkları hileden telaşa da düşme. Gerçekten Allah, takva sahipleriyle ve iyilik edenlerle beraberdir." (Nahl/127-128)
Sabır, mü'minin bağlanmış olduğu bir iptir, ondan kurtulamaz, imanın dayandığı bir temeldir, sabrı olmayanın imanı yoktur, olsa da son derece zayıfdır, böyle bir iman sahibi, Allah Tealaya tek taraflı ibadet edenlerdendir, eğer kendisine bir hayır dokunursa ona gönlü yatar, eğer bir bela gelirse gerisin geriye dönüverir (mürted olur), dünyada da ahirette de hüsrana uğramış ve bunlardan ziyandan başka bir şey kazanamamıştır.
Mesud ve bahtiyar insanlar sabırları sayesinde en güzel maişeti elde etmişler, şükürleri sayesinde de en yüce makamlara yükselmişler, sabır ile şükrün kanatları arasında na'îm cennetlerine ulaşmışlardır. Bu, Allah'ın lutfudur, onu dilediğine verir. Allah büyük fazl ve ihsan sahibidir.
|
Tarih: 01:08, 19/3/2008 Kategori: DINI YAZILAR |
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı |
|
|